Hoşgeldiniz

Panik Atak nedir?

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Panik Atak nedir?

Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır.

Hastaların çoğu zaman “kriz” adını verdiği bu nöbetler yani panik atak birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar. Çoğu zaman 10-30 dakika, seyrek olarakta 1 saat kadar devam ettikten sonra kendiliğinden geçer.

Panik Bozukluğu Nedir?

Panik bozukluğu, tekrarlayan, beklenmedik panik atakları ve ataklar arasındaki zamanlarda başka panik ataklarının da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma. Panik ataklarının “kalp krizi geçirip ölme” , “kontrolünü yitirip çıldırma” yada “felç geçirme” gibi kötü sonuçlara yol açabileceği inancıyla sürekli üzüntü duyma yada ataklara ve olası kötü sonuçlarına karşı önlem alarak (işe gitmeme, spor, ev işi yapmama, bazı yiyecek yada içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç, su, alkol, çeşitli yiyecekler taşıma gibi ) bazı davranış değişikliklerinin görüldüğü ruhsal bir rahatsızlıktır.

Agorafobi Nedir?

Hastaların %60’ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, otobüs, vapur, deniz otobüsü gibi taşıt araçlarına, asansöre binemez, dar sokak yada köprülerden geçemez, Pazar yeri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere giremez olurlar. Bazen de, ancak yanlarında birisi ile yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler. Hastaların, yalnız başlarına panik atağı geleceğini zannettikleri yerlere gidememe, o tür yerlerde kalamama durumlarına agorafobi denir.

Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?

Panik bozukluğu psikiyatristler tarafından iyi bilinen ve çok sık görülen bir rahatsızlıktır. Öyle ki, toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4’ ü bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre 2-3 kat fazla görülür.

Panik Bozukluğu Neden Oluşur?

Panik bozukluğunun neden olduğuna ilişkin iki bilimsel açıklama vardır:

Panik bozukluğu, beynimizde nöron adı verilen sinir hücrelerinden salgılanan, heyecan ve duygusal yaşantılarımızı düzenleyen bazı beyin hormonlarının düzensiz çalışması sonucu oluşmaktadır.

Panik bozukluğu, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı davranışlarımızın sonucunda ortaya çıkan ve tamamen ‘doğal ve zararsız’ olan çarpıntı, terleme, nefes sıkışıklığı ya da baş dönmesi gibi bedensel belirtilerin, hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi ve bunun sonucunda da ‘kalp krizi geçiriyorum, öleceğim’ , ‘çıldırıyorum’ ‘felç olacağım’ şeklinde yanlış yorumlanması sonucu ile oluşur.

Tedavisi Mümkün müdür?

Panik bozukluğu, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bugün için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır. Bunlar:

İlaç tedavisi: İlaçlar, beyin sinir hücrelerindeki hormon faaliyetlerini düzenleyerek panik bozukluğunu iyileştirirler. Halen, ülkemizde bu hastalığa iyi gelen ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisi etkin dozda en az bir yıl sürdükten sonra, yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.

Bilişsel-davranışçı tedavi: Bu tedavide iki amaç vardır.

Hastanın, aslında tamamen ‘zararsız’ olan panik atağı belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi ve hastanın bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır.

‘Panik atağı gelirse’ endişesi ile, sokağa çıkma, vapur, otobüs, trene binme, kalabalık yerlere gitme gibi tek başına yapmaktan korktuğu şeylere bir plan dahilinde yeniden ‘alıştırılması’ amaçlanır.

En iyi sonuç, bu iki tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır.

LÜTFEN UNUTMAYINIZ!

Panik bozukluğu, kesinlikle ölüme ya da çıldırmaya veya felç olmaya yol açan bir rahatsızlık değildir.

Doktorunuz önermedikçe korkularınız ile baş etmek için kalp, tansiyon, çarpıntı ilacı, vitamin, sakinleştirici ilaç ya da alkol kullanmayınız yada gerekir diye yanınızda taşımayınız.

Sadece doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları kullanınız.

İlacınızı doktorunuzun söylediği şekilde ve dozda kullanınız, o gün iyi ya da kötü oluşunuza göre dozu azaltıp arttırmayınız.

Tamamen iyileşseniz bile doktorunuza danışmadan tedavinizi kesmeyiniz.

kaynak: pfizer

Panik Atak bozukluğu nasıl oluşur?

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Panik Atak bozukluğu nasıl oluşur?

İlk atak başlıyor: Hiçbir neden yokken ve birden bire başlayan çarpıntı, terleme, göğüste sıkışma, nefes darlığı yada baş dönmesi, dengesizlik, fenalaşma yada baygınlık gibi belirtiler kişiyi dehşet içinde bırakır. Kişi ‘kalp krizi ’ geçirdiğini yada felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir ‘ölüm korkusu’ ya da ‘felç olma’ korkusu yaşar. Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik hissi, kendisini veya çevresini bir garip ya da değişik hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla, ‘kontrolünü kaybetmeye’ yada ‘çıldırmaya başladığını’ düşünerek kendisine yada çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar. Hasta hemen, en yakın doktor ya da acil servise götürülür. Orada yapılan birçok muayene, çekilen film, elektrokardiyografi, tomografi ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar ‘hiçbir şeyi yok’ ya da ‘stresten olmuş ’ derler. Çoğu zaman sakinleştirici bir iğne yapılarak evine gönderilir.

Ataklar tekrarlıyor: Bir süre sonra panik atakları tekrarlar. Hasta, her yeni atak ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve acil servislere taşınmaya başlar. Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılır ancak hiçbir şey bulunmaz. Hasta, kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar. Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından tansiyon ve kalp ilacına, vitamine kadar değişik ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır, ancak bir türlü iyileşemez.

Beklenti anksiyetesi gelişiyor: Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar arasındaki dönemde gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde her an yeni bir panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok arttırır. Ataklar sıklaştıkça, kalp krizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir.

Yoğun ve sürekli üzüntü: Hastalar, evde kimsenin olmadığı bir zamanda kalp krizi geçirmekten ve hastaneye ulaşamadan ölmekten ya da kontrolünü kaybederek çıldırıp intihar etmekten, kendisine ya da yakınlarına bıçak ve bu gibi bir şeyle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan şiddetle korkar. Bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesinden dolayı da yoğun bir üzüntü duyarlar.

Yoğun davranışlar değişiyor: Bir süre sonra ataklara ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları ” felaketler” e karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri etkinliklerden, yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken alkol / madde/ ilaç / kullanırlar. Ataklar sırasında kullanmak üzerede yanlarında ilaç, su, yiyecek v.b. taşırlar. Ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastaların önlem alarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları, atak sırasında fenalaşarak kendini yitireceğinden ya da bayılacağından korkan bayan hastaların, baygınken çalınır diye takılarını yanlarına almadıkları, onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için evinin / eşinin / ailesinin adresini, telefon numarasını, hatta tıbbi yardım için ulaşabilmek üzere doktorunun kartvizitini taşıdıkları görülmüştür. Bu hastalar, gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ederler.

Panik Atak hastalığında tedavi şart

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Bilgiler

Samsun Kızılay Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bengi Zeynep Yazıcıoğlu, “Panik atak hastalığı uzun süre tedavi edilmezse psikolojik kökenli başka rahatsızlıkları meydana getirebilir” dedi.

Panik atak geçiren birine yardım ederken ilk önce o kişinin panik atak geçirip geçirmediğinden emin olunması gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Bengi Zeynep Yazıcıoğlu, “Eğer kişinin panik atak geçmişi varsa ve sizde o anda kişinin panik atak geçirdiğinden eminseniz ilk olarak o kişiyi rahat olabileceği ve etrafında onunla ilgilenen çok fazla kimsenin olmadığı bir yere götürün. Olabildiğince sakin ve serin kanlı olmalısınız, o kişi o anda çok kötü bir şey olduğunu öleceğini düşünüyordur. Sizde sanki o kişi ölecekmiş gibi panik bir şekilde hareket edersiniz kişiyi daha da kötü bir duruma sokabilirsiniz” diye konuştu.

Panik atağı başta panik bozukluk olmak üzere diğer psikiyatrik bozukluklarla görüldüğünü, akut olarak ve beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan yoğun bir kaygı nöbetçisi olduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, “Panik atak sırasında belirtiler hızla ortaya çıkar, şiddeti giderek artan bir tempoyla başlangıcından sonraki 10 dakika içinde doruğa ulaşır. Panik ataklar yaklaşık 15-20 dakika sürelidir. Ancak bazen bir veya iki dakika bazen de 1-2 saatten uzun sürebilir. Beklenmedik panik atak ile başvuran hastalar korkularını genellikle ‘yoğun’ olarak tanımlar ve bu belirtiler kalp krizi geçirdiğini, felç olacağını, bayılacağını, kontrolünü yitireceğini ya da delireceğini çoğu kez öleceği biçimde ifade ederler” şeklinde konuştu.

Panik atağın temel özelliği 13 bedensel veya bilişsel belirtiden en az 4′ünün eşlik ettiği yoğun bir korku ve rahatsızlık duyma döneminin olduğuna işaret eden Yazıcıoğlu, bedensel veya bilişsel 13 belirti olduğu söyleyerek, “Kalp hızında artma, terleme, titreme veya sarsılmalar, nefesin daralması veya boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik ya da bayılma hissi, kontrolü yitireceğini ya da çıldırma korkusu, ölüm korkusu yaşanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Panik atak esnasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı gibi hissedildiğini kaydeden Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu hastaların bir kısmı kalp krizi geçirdikleri korkusu ile kardiyologa başvurmaktadır. Panik atak sırasında ağız kuruluğu idrara çıkma isteği, karında gaz hissi, nadiren öfke patlamaları şeklinde belirtiler de bildirilmektedir. Panik atakları gece uykuda da gelebilir. Bu atakları yoğun olarak yaşayan gece uykuda dalmaktan korktuklarını ifade ederler. Hatta uyanmamaya gayret ederler. Bunun dışında sosyal ortamdan kopma sonucu kişide depresif bir duygu-durum oluşabilir.”
Panik atak tedavisiyle koordineli olarak diğer problemlerin de çözümüne ayrı olarak başlanması gerektiğine işaret eden Dr. Yazıcıoğlu, panik atağın uzun süre tedavi edilmemesi halinde psikolojik kökenli başka rahatsızlıkları meydana getirebileceğini sözlerini ekledi.

Panik Atak ve İlaç Tedavisi

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Panik Atak ve İlaç Tedavisi

Hasta-hekim arasında çok iyi bir iletişim olmalıdır. Hasta hekimine her an ulaşmalıdır.

Tedavide kullanılan ana ilaçlar antidepresanlardır. Yardımcı olarak; sakinleştiriciler, yatıştırıcılar, bedensel belirtileri önleyen ilaçlar kullanılır.

Antidepresanların bir kısmı eski kuşak ilaçlardır. (Anafranil, tofranil, ludiomil, insidon, laroxyl, tolvon… gibi )

Yeni kuşak, ilaçlar (efexör, seroxat, cipram, remeron, prozac, lustral, serzone, faverin, gibi.. )

Bu ilaçların bir kısmı paniği tedavi eder. Hekimin yaptığı muayene ve tecrübesi sonuca en uygun ilaç seçilir. Bir ilaç her hasta da aynı sonucu vermeyebilir.

İlaçların bir kısmı (eski kuşak) başlangıçta belirtileri arttırabilir, ağız kuruluğu, sıcaklık hissi, terleme,
kiloartışı , kabızlık, cinsel problemler yapabilir. Yeni kuşakta bulantı, titreme, cinsel problemler, kilo artışı gibi yan etkileri olabilir. Bunlar kalıcı değildir. Bir süre sonra azalabilirler.

Panik bozuklukta ilaç tedavisinin en aşağı bir buçuk yıl olması gerekir.

-Hekim önerisi dışında kesinlikle ilaç almamak gerekir.
-Panik belirtileri düzelir düzelmez ilaçları ne azaltmak nede kesmek gerekir. Yoksa kısa sürede tekrarlar.
-Yardımcı ilaçlar yeşil reçeteye tabi olanlar (Xanax, diazem, nervium benzeri ilaçlar.) ve bazı kalp-tansiyon ve mide ilaçlarıdır. Bunların kısa süreli kullanılması gerekir.
-Başka hastalıklarınız nedeniyle ilaç alacaksanız doktorunuza danışın.
- İlaçlar zamanla iştahınızı arttırır. Özellikle -tatlıya- karşı dayanılmaz istek olur. Bunun için tedbir alın bol su için, meyve ağırlıklı beslenin. İlaç tedavisinin süresi: Bir kez etki elde edilince ilaç tedavisi 8 – 12 ay süreyle sürdürülmelidir. Ancak süreyle ilgili en iyi belirlemeyi doktorunuz yapacaktır.

Tedavinin kesilmesiyle bu bozukluğun yeniden ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Ünlü Panik Ataklılar

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Ünlü Panik Ataklılar

İşte bazı ünlü panik atak hastaları…

+ Kim Basinger (Aktrist)
+ Naomi Campbell (Manken, Fotomodel)
+ Winona Ryder (Aktrist)
+ Earl Campbell (Futbolcu)
+ Cher (Şarkıcı,Aktrist)
+ Isaac Asimov (Yazar)
+ Michael Jackson (Şarkıcı)
+ Barbra Streisand (Şarkıcı, Aktrist)
+ Nicholas Cage (Aktör)
+ Charlotte Bronte (Yazar)
+ Johnny Depp (Aktör)
+ John Steinbeck (Yazar)
+ Burt Reynolds (Aktör)
+ Sir Isaac Newton (Bilim Adamı)
+ David Bowie (Şarkıcı)
+ Abraham Lincoln (ABD Başkanı)
+ Emily Dickinson (Şair)

Panik Atak ve Genetik

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Panik Atak ve Genetik

İkizler ve aile bireyleri üzerinde yapılan çalışmalar, agorafobi ve panik atak’ın genetik ile ilişkisinin önemli derecelerde olabileceğine ilişkin bilgiler içermektedir.

Panik bozukluğu olan 40 hasta, agorafobi ile birlikte panik atakları olan 40 hasta ve kontrol grubu olarak anksiyeteye ilişkin belirtileri olmayan 20 kişi üzerinde gerçekleştirilen bir aile çalışması, panik bozukluk için morbidite riskinin, birinci derece akrabaları arasında panik bozukluğu olan hastalarda %17.3, birinci derece akrabaları arasında agorafobisi olan hastalarda ise %8.3 oranında daha fazla olduğunu göstermiştir.

Panik bozukluğundaki ailesel geçiş özelliğinin her iki cinsiyette ortak bir gen aracılığıyla oluştuğuna inanılmaktadır. Agorafobi iç inse birden fazla gen sorumlu olabilir.
İkizlerdeki konkordans (uyumluluk) çalışmaları, panik bozukluğun genetik bir temeli olduğuna ilişkin ek kanıtlar sağlamıştır. Torgersen panik bozukluğun monozigot ikizlerde, dizigot ikizlere oranla beş kat daha fazla oluştuğunu bulmuş tur.
Genetik bağlantıları inceleyen çalışmalar
Crowe ve arkada şlarınca son zamanlarda gerçekleştirilen bir genetik bağlanma çalışmasında, panik bozukluğu olan 26 aile incelenmiştir. Bu çalışma panik bozukluğunun, 16q22 kromozomu üzerindeki bir genle ilişkili olabileceği konusunda ilk kanıtlan sağlamıştır.

Panik Atak Türleri

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Panik Atak Türleri

Atağın başlaması ile tetikleyici durumların olup olmadığı arasındaki değişik ilişkilere göre panik atağının üç özgül türü tanımlanır:

1) Beklenmedik Panik Ataklar: Panik atağının başlamasını tetikleyen bir durum yoktur ( birden, kendiliğinden ortaya çıkar) .

2) Duruma Bağlı Panik Ataklar: Panik atağın başlamasını tetikleyen bir durum vardır ya da tetikleyen böyle bir durum olacağı beklentisiyle panik atak ortaya çıkar

( örn. Bir köpek görmek her zaman panik atağının ortaya çıkmasına neden olur ).

3) Durumsal Yatkınlık Gösteren Panik Ataklar: Daha çok tetikleyen bir durum olmasıyla ortaya çıkar, ancak her zaman böyle tetikleyen bir durumun olması gerekmediği gibi bu panik ataklarının bu atakları tetikleyen durumla karşılaşmadan hemen sonra ortaya çıkması da gerekmez ( örn. Ataklar daha çok araba sürerken ortaya çıkmaktadır, ancak kişinin araba sürdüğü ve bir panik atağının olmadığı zamanlar da vardır, panik atağının yarım saat araba kullandıktan sonra ortaya çıktığı zamanlar da vardır.)

Paniğin Tarihçesi

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Paniğin Tarihçesi

1421′de Robert Burton,anksiyete ataklarına eşlik eden somatik(bedensel) duyumlardan ve agora fobik kaçınma davranışından söz etmiştir.

1971′de Da Costa”irritabl kalp” sendromunu tanımlamıştır,1905′de usler göğüs ağrısı, nefes darlığı,çarpıntı ve sinirlikten yakınan hastaları tanımlamak için”kalp nevrozu” terimini kullanmıştır. Freud,1894′de Heckırer’in çalışmalarını yorumlamış ve bugünkü panik atağın karşılığı olabilecek”Anksiyete Nevrozu”kavramını ortaya atmıştır.Bu hastalığın Nevrasteniden ayrı bir özellikte olduğunu iddia etmiştir.Freudun’Anksiyete Nevrozundaki belirtilerden dokuzu panik atakta olan belirtilerdir.

1919′da Lewis 1.Dünya şavaşına katılan askerlerde görülen belirtileri”asker kalbi” olarak tanımlamıştır.kadınlarda görülen tabloya ise”efor sendromu” demiştir.1972 de aynı tabloya “nüro sirkulatuvar asteni”adı verilmiştir. 1980′de Amerikan Psikiyatri Birliği Panik Bozukluğu ayrı bir antite olarak DSM-III kitabına koymuştur.

En Çok Sorulan Sorular

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori En Çok Sorulan Sorular

Panik atakta en çok sorulan sorular ve cevapları

-Panik atak kalp krizine yol açar mı ?

-HAYIR

-Panik felce yol açar mı ?

-HAYIR

-Panik anında ölebilir miyim?
-HAYIR

-Panik anında kendimi, kontrolümü yitirir kendime ve çevreme zarar verebilir miyim ?

-HAYIR

-Panik atak bayılmaya sebep olur mu ?

-HAYIR

-Deliliğe yol açar mı ?

-HAYIR

-Uçakta panik atak gelirse ölür müyüm ?

-HAYIR

-Tedavisi var mıdır?

-EVET

-İlaç beyni nasıl etkiler, düşünceyi ve davranışı nasıl değiştirir…? Beyindeki ” alarm” sistemindeki hassasiyeti giderir. Bozulan dengeleri düzenleyerek aşırı bedensel duyum ve belirtileri yok eder!

Aklımız beynimizden uzaklaşmaya başlar ve yaşamın diğer yanlarını tekrar görmeye algılamaya başlarız.Zamanla paniği unutur hale geliriz.

-Panik Tekrarlar mı ?

Biyolojik, Sosyo-kültürel-ekonomik ve psikolojik şartlar müsaitse her hastalık gibi panikte tekrarlayabilir.Fakat ciddi uzun süreli bir tedavi ile tekrar riski azalır.Ayrıca tekrarlayacaksa çok hafif tekrarlar.Kontrol edilebilir seviyede olur.Bazen doktora bile ihtiyaç duyulmaz. Tedavide paniği kontrol altına almak ve onu tanımak ne yapıp-yapamayacağını bilmek önemlidir.

-Panik şizofreniye çevirir mi?

-HAYIR

-Alkol alarak paniği yenebilir miyim ?

-HAYIR ( zamanla artar ve bağımlılık gelişir.)

-Kendimi dine inanca versem geçer mi ?
-Paniğin inançsızlık ve ibadetsizlikle ilgisi yoktur. “inançlı” insanlarda’da panik yaşanır.

-Yanımda ilaç,adres ve telefonlar,su,bisküvi,tansiyon aleti vs.. taşıyorum. Olmayınca yola çıkamıyorum bir şey olur mu ?
Bağlanma , garantiye alma ihtiyacından yola çıkıyorsunuz.Tedavi ile yavaş yavaş bu bağlanma nesnelerinden kurtulmak,özgür ve özgüvene dayalı ” sahaya” çıkmanız mümkündür.

-Spor paniği arttırır mı ?

-HAYIR ( faydası vardır )

-Sex yapabilir miyim ?

-EVET

-Panik geldiğinde acile gideyim mi ?

-HAYIR ( Daha önceki nöbetler nasıl geçtiyse bu nöbette geçecek )

-Panik depresyonla beraber olur mu ?

-EVET

 -Panik anında boğazım düğümleniyor,tıkanıyorum.Nefessiz kalıp ölebilirmiyim.

-HAYIR

-İlaçla beraber  alkol alınır mı?

-Çoğunlukla HAYIR,fakat doktorunuza danışmakta yarar var…

-İlaçlar bağımlılık yapar mı?

-Hayat boyu kullanmam gerekir mi?

-HAYIR

-Panikten dolayı işimi değiştirip,veya bırakayım mı?

-HAYIR-Kesinlikle işinizi bırakmayın ve değiştirmeyin.

-İlaçlar,yiyecekler içecekler boğazımı tıkar mı? Boğulur muyum?

-HAYIR

-Bana büyü yapılmış veya ‘cin’ çarpmış olabilir mi?

 Paniğin bunlarla hiçbir ilişkisi yoktur kesinlikle hocalara,büyücülere,medyumlara, biyoenerjiyle uğraşanlara gitmeyin.

Dr. Nihat Kaya
http://www.panik-atak.com

Kadınların Kabusu: Panikatak

Yazar admin | 23.04.2008 | Kategori Bilgiler

Bir beyin hastalığı olan panikatak, kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülüyor. Beynin kimyasal dengesinin bozulması olarak tanımlanan hastalığın en büyük nedeni ise baş edemediğimiz korkularımız…

 Kendimi kalp krizinden ölecekmiş gibi hissediyorum. Ambulans görsem panik yaşıyorum, günde 2-3 defa acile başvuruyorum. Doktorlar her zaman aynı şeyi söylüyorlar: ‘Hayır ölmüyorsunuz, panik nöbeti geçiriyorsunuz, evinize gidin rahatlarsınız.’ Eğer iyiysem, bana neler oluyor?” İşte sosyal hayatı cehenneme çeviren beyin hastalığının tarifi kısaca bu…

Panik nöbet geçirdikten sonra evinden çıkamayan, çarşıya pazara gidemeyen, evde yalnız kalamayan, hatta hastaneye yakın bir eve taşınan insanların sayısı çok fazla. Kalabalık bir yere gitseler hep kapıya yakın otururlar. Köprüden, tünelden geçmek, hatta arabaya binmek onlar için işkence olur. Banyoda, tuvalette bile kapıyı açık tutarlar. Sürekli ölüm, aklını kaybetme, kalp krizi geçirme, felç olma korkusuyla yaşarlar, bunları düşünmekten işlerini güçlerini ihmâl ederler.

KADINLARDA TEHLİKE 3 KAT FAZLA

Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadınların fiziksel özelliklerinden dolayı erkeklere oranla ruhsal duyarlılıklarına dikkat çekiyor: “Depresyonun da panikatağın da kadınlarda görülme oranı 3 misli daha fazla. Çünkü, beynin duyguları düzenleyen alanı kadınlarda daha duyarlı. Bu, biyolojik bir özellik. Kadınlar, korkuya ve hastalıklara karşı daha dirençsiz.”

KORKULAR BEYNİ BOZUYOR

Panik bozukluk bir hastalıktır. Panikatakta, beynin ‘hipotalamus ‘ adı verilen bölgesi işlevini yerine getiremiyor. Bir nevî yanlış uyarı veriyor. Panik duygusundaki hakim olan belirti korku, kaçınma davranışları, kendini kontrol edememedir. Her an kendini tehlikede hisseder. Bireyin kişilik özelliklerinden kaynaklanan korku duygusu, beynin normal salgılarını etkiler ve fiziksel rahatsızlıklar ortaya çıkar. Korku duygusu kontrol altına alınarak, gerekli ilaç tedavisiyle hastalık yok edilebilir.

SOSYAL BOYUT

Panikatakta, hastaların yüzde 83′ünde iş verimi düşüyor. Yüzde 67’si işini kaybediyor, yüzde 50’si evinden, 3 km uzağa arabayla bile gidemez hale geliyor. Alkol tüketimi de dikkat çekici bir artış gösteriyor. Psikiyatri uzmanına başvuran panik vakalarının yüzde 70′i daha önceden en az 10 defa başka hekime başvurmuş oluyor. Hastalara kendilerinde organik, fiziksel bir hastalık olmadığı söyleniyor fakat hastalık devam ediyor. Hasta “Benim hastalığımın tıpta çaresi yok, doktorlar anlayamıyorlar” diyerek daha da fazla telaşlanabiliyor. Panik hastalarının yüzde 64′ü ölüm hakkında çok fazla düşünürler, ölmeyi istermiş hissi taşırlar, intihara başvurma duygusu veya korkusu ortaya çıkabilir.

DOKTOR VE İLAÇ ŞART

Tedavide beyninde bozulan kimyasal dengeyi düzeltici ilâçlar kullanmak gerekir. Bu ilaçların bazıları panik nöbetini o an kesmek içindir. Ancak asıl tedavi edici olan, beyinde farmakolojik iyileşme yapan ilaçlardır. Bu ilaçlar hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenir. Tedavi sadece ilaçtan ibaret değildir. Hastalığın kökenini araştırmak da gerekir. Kişilik analizi yapılır, çocukluk dönemi, bilinçaltı ile ilgili bilgiler elde edilmeye çalışılır. Stres faktörü araştırılır. İnsanlarla iletişim, etkileşim sorunları incelenir. Bireysel psikoterapi ile hasta takibe alınır.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

  • Nefes daralması, boğulma hissi 
  • Tıkanma hissi 
  • Göz kararması, baş dönmesi, sendeleme, fenalaşma
  • Titreme ve sarsılma 
  • Çarpıntı, nabız hızlanması 
  • Göğüs ağrısı, göğüste fenalık hissi 
  • Kimliğini, kişiliğini kaybediyor hissi 
  • Terleme
  • Bulantı, karında rahatsızlık hissetme
  • Vücutta uyuşma, karıncalanma hissi 
  • Sıcak basmalar, ürpermeler, irkilmeler 
  • Ölüm korkusu
  • Kontrolsüz bir şey yapmaktan, aptallaşmaktan, aklını kaybetmekten korkmak

Atak görünür bir neden yokken, aniden başlar ve genellikle hızlı bir şekilde, 10 dakika veya daha kısa bir sürede en şiddetli noktaya ulaşır. Yaklaşık olarak 15-20 dakika sürer ve sonlanır. Ancak bazen yalnızca 1-2 dakika, bazen de bir saatten daha uzun olabilir.

PANİKATAK MI DEPRESYON MU?

Panikatak ve depresyon birbirlerine benzer algılanmakla birlikte, belirtileri yönünden farklı iki hastalık. İkisi de beyin hastalığı olan panikatak ve depresyon, beynin farklı bölgelerinde meydana gelen bozulmalardan kaynaklanıyor. Panikatak beynin kontrol merkezini etkilerken, depresyonda mutluluğu, yaşamdan zevk almayı belirleyen alanlar zarar görüyor. Bazı kişilerde hem panikatak, hem de depresyon bir arada görülebilir. Ancak, olumsuz senaryo yazan kişilerde depresyon daha sık görülürken, korku duygusu yoğun olanlarda panikatak riski fazla…

kaynak: bugün


Counter Service Sağlık Bilgileri Top Resources blogs Resources Resources Blogs
toplistçiçekçi
Toplist Create Blog
Resources Blogs Toplist, Site Ekle
Forum evden eve nakliyatevden eve nakliyat Food Baby